SENİNKE MUTLUYUM SENİNLE VARİM
Umudu bekleyen sevdalar gibi Sabahı bekleyen geceler gibi Müjdeyi bekleyen yürekler gibi Seninle mutluyum seninle varım
Güneşi arayan gölgeler gibi Gönülde çağlayan güzeller gibi Gülüne kavuşan bülbüller gibi Seninle mutluyum seninle varım
Sevince kavuşan hüzünler gibi Sevgiyi paylaşan gönüller gibi Yaşama sevdayla gülenler gibi Seninle mutluyum seninle varım
Sevdaya ulaşan yalnızlar gibi Barışa kavuşun savaşlar gibi Gülmeyi öğrenen mutsuzlar gibi Seninle mutluyum seninle varım
Denize karışan ırmaklar gibi Yağmura kavuşan topraklar gibi Bahara ulaşan yapraklar gibi Seninle mutluyum seninle varım
Birlikte yaşamak ne güzel böyle Aşkımız bir ömre hep bedel böyle
Geçmesin günümüz bir gün uzakta Aşk bir kıvılcımla yansın dudakta Aynı masalarda aynı bardakta Seninle mutluyum seninle varım…
************************************************
ACİLİ GECENİN BİTİMİNDE
Yaşadığımı işitmek istiyorum Bir ses uzaktan yakından ya da içimden Düşen yaprak örneğin Kağıt hışırtısı olsun Ya da eski tahtaları içten kemiren bir kurdun çıtırtısı Bir inilti derinden Damlayan su Bir elektrik düğmesi çıt diye Çok uzaklardan yankılanan duyulur duyulmaz İçimdeki mağaralarda besler büyütürüm Her ne olursa olsun bir ses Yeter ki bana ispat etsin yaşadığımı
Yaşadığımı görmek istiyorum Bir ışık uzaktan yakından ya da içimden Sesindeki pırıltıya Gözündeki ışıltıya benzer Bir kibrit çakımı Bir yanıp sönse yeter Sabahın yağan toz mavisi göğsünde çıplak Ya da gün batımı pembesi dudak Bir yıldırım hızında çizilsin Bir şimşekçe yazılsın karanlığım Bir fener ki uzaklığı bilinmeyen Bir yıldız parlayıp sönen Dişlerinin aydınlığını İçimdeki mağaralarda besler büyütürüm Her ne olursa olsun bir ışık Yeter ki bana ispat etsin yaşadığımı
Yaşadığımı duymak istiyorum Bir ısı uzaktan yakından ya da içimden Tenine ilk dokunduğum zamanki Elini ilk tuttuğum Yüreğimi kanatlandıran o titreşim Kanı geçiyor kanıma sandığım Öyle bir değdin ki varla yok arası Ve yanarken ateşten ellerim Yatak çarşafının apaklığında duyduğum serinlik Ve sevgiyi sende bulduğum ilk O ılıklığa değinmek yerine Uzak düşlerde olsa da yeter İçindeki mağaralarda besler büyütürüm Her ne olursa olsun bir değini Yeter ki bana ispat etsin yaşadığımı
Yaşadığımı koklamak istiyorum Bir koku uzaktan yakından ya da kendimden Kulak memelerinde şebboy Saçlarında o koku Ki öptükçe öpüldükçe büyüyen Her yel estikçe getirir düşlerime Koklarım çok uzaklardaki anılardan seviyi Bir yel esmiş mi esmemiş mi Bir kıpı dal oynasa Bir yaprak kıpırdasa Duyulur duyulmaz olsa da İçimdeki mağaralarda besler büyütürüm Her ne olursa olsun bir koku Yeter ki bana ispat etsin yaşadığımı
Yaşadığımı tatmak istiyorum Bir tat ki uzaktan yakından ya da kendimden Ağzımda dilimde damağımda Bir buruksu mutluluk sandığım Salt benim diye aldandığım Kendi yalanlarıma kandığım Arttı yaşadıkça duyduğum acı Yitirmemek için o acıyı çoğaltırım İçimdeki mağaralarda besler büyütürüm Her ne olursa olsun bir tat Yeter ki bana ispat etsin yaşadığımı
Aziz Nesin
************************************************
TELEFONDA SEN
Bundan daha güzel müjde mi olur? Merhaba diyorsun telefonda sen, Sen ki konuşursun derdim mi kalır? Nasılsın diyorsun telefonda sen…
Bu gece misketi çaldırmaz mıyım, Başkenti ayağa kaldırmaz mıyım, Sesini duyup da çıldırmaz mıyım! Delisin, diyorsun telefonda sen…
Sağlığını düşün herşeyden önce, Kendine iyi bak içme her gece Seni Seviyorum, hem de delice! Bilesin, diyorsun telefonda sen…
Mutluluk ne kadar kolaymış meğer, Sevginin kadrini bilseydik eğer, Kim ne derse desin, çekmeye değer, Çilesin, diyorsun telefonda sen…
Çoktan terk ederdim, bu şehri, çoktan, Arar diye caydım her yolculuktan, Dostlar ne âlemde, çoluk çocuktan Ne haber, diyorsun telefonda sen…
Sabrımı yenmese hasret nöbetim, Arayıp sormaya yoktu niyetim. O anda hapşırdın, çok yaşa dedim, Beraber, diyorsun telefonda sen…
Albümde görünce aklıma esti, Berbere uğradım dün akşam üstü, Resmime bakarak saçımı kesti Severdin, diyorsun telefonda sen…
Sevgi bu, insanı böyle inceltir, Aklın ermediği yere yöneltir. Sen de şiirlerinde böyle yüceltir, Överdin, diyorsun telefonda sen…
Biraz da fedakâr olsaydın keşke, Ne verdin destanlar yazdığın aşka? Ömründen üç gece, hepsi bu, başka? Ne verdin, diyorsun telefonda sen…
Hem içme diyorsun, içme de çıldır! Hem de kalk şu anda bir kadeh doldur, Hadi sağlığına şerefe kaldır, Çınçınlat, diyorsun telefonda sen…
Bu yıl kurak geçti, bahar da yaz da, Erik de olmadı, dut da, kiraz da, Neler söylüyorum, lütfen biraz da, Sen anlat, diyorsun telefonda sen…
Ne söylersen söyle, sen ne dersen de! Anlat düşmanımı düşte görsen de! Bir sigara yaksam, izin versen de; Devam et, diyorsun telefonda sen…
Seni dinlemekten güzel şey mi var? Çölde şırıl şırıl akan su kadar, Yeter konuştuğum, benden bu kadar, Merhamet, diyorsun telefonda sen…
Gelirsem görünme, kendini gizle, Seni yağmalarım, yerim bu hızla! Yerin kulağı var, açılma fazla, Orda kal, diyorsun telefonda sen..
Canım ne istiyor şu anda bilsen? Ah mümkün olsa da bulup da gelsen, Kendi ellerinde incecik dilsen, Portakal, diyorsun telefonda sen…
Afedersin bazen sapıtıyorum, Böyle saçma sapan lâf ediyorum, Kapı çalınıyor, kapatıyorum, Hoşçakal, diyorsun telefonda sen…
Cemal Safi
************************************************
BİLİYORUM SANA GİDEN
Biliyorum sana giden yollar kapalı Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni
Ne kadar yakından ve arada uçurum; İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi
Uyandım uyandım, hep seni düşündüm Yalnız seni, yalnız senin gözlerini
Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım Ben artık adam olmam bu derde düşeli
Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki
Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği
Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda; Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki
Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini
Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu; Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri
Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım Bu böyle pek de kolay değil gerçi…
Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya; Bunun verdiği mutluluk da az değil ki
Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa, Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki
İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem, Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:
Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri
Cemal Süreya
************************************************
GİT
Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit, Günahıma girmeden, katilim olmadan git!
Git de şen şakrak geçen günlerime gün ekle, Beni kahkahaların sustuğu yerde bekle.
Git ki siyah gözlerin arkada kalmasınlar, Git ki gamlı yüzümün hüznüyle dolmasınlar
Madem ki benli hayat sana kafes kadar dar, Uzaklaş ellerimden uçabildiğin kadar.
Hadi git, benden sana dilediğince izin, Öyle bir uzaklaş ki karda kalmasın izin.
Kahrımın nedenini söylesem irkilirler; Çünkü herkes beni Kays, seni Leyla bilirler.
Sanırlar ki sen beni biricik yar saymıştın; Oysa ki hep yedekte, hep elde var saymıştın.
Hadi git, ne bir adres, ne bir hatıra bırak, Zannetme ki pişmanlık, mutluluk kadar ırak!
Sanma ki fasl-ı bahar geldiği gibi gitmez, Sanma ki hüsranını görmeye ömrün yetmez.
Her darbene tehammül edecektir bedenim, Gururum mani olur perişanıma benim.
Yari Ferhat olanın ellerle ülfeti ne? Şirin ol katlanayım dağ gibi külfetine.
Henüz layık değilken tomurcuk kadar aşka, Sana gül bahçesini kim açar benden başka!
Hercai arılara meyhanedir çiçekler, Kim bilir şerefinden kaç kadeh içecekler!
Madem aşk tablosunun takdirinden acizsin, Git de çağdaş ressamlar modern resimler çizsin.
Ne vedaya gerek var, ne de mektuba hacet, Git de Allah aşkına bir selama muhtaç et!
Güllere de aşk olsun gene sen kokacaksan! Fallara da aşk olsun gene sen çıkacaksan!
Kopsun nerden inceyse artık bu bağ, bu düğüm, Her gece daha berbat, daha vahim gördüğüm.
Korkulu düşlerimi yorumdan kaçıyorum; Sırf sana üzülüyor, sırf sana acıyorum.
Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit, Günahıma girmeden, katilim olmadan git!
Cemal Süreya
************************************************
BENİ BAĞIŞLA SENİ SEVİYORUM
Beni bağışla Aşkım, aşkımı hoşgör artık Beni hoşgör, beni bağışla, Seni seviyorum.
Yolsuz yordamsız bir kuş gibi öksendeyim Yüreğim tir tir, örtüsünden kurtulmuş Şimdi yoksul, şimdi çırılçıplak, şimdi soyunuk Acını esirgeme benden, ko sarınsın yüreğim Ko giyinsin, ko kuşansın, ko örtünsün. Sonra beni bağışla Aşkım, beni hoş gör, Seni Seviyorum.
Eğer bir lokmacık bile sevemezsen beni, Hiç mi hiç sevemezsen eğer Acımı bağışla, beni hoşgör, Seni seviyorum.
Bana öyle eğri bakma, ırak durma ellerden De, kuytuma çekilirim, de karanlığa kavuşurum Sımsıkı tutarım ellerimle utancımı Sarıp sarmalarım, dürüp bükerim O an yüzün eğ benden Aşkım, kaçır benden Beni hoşgör, beni bağışla, Seni seviyorum
Gün gelir, hayalin erişir karanlık yiter Meyil verirsin bana, gün gelir Şimdi çaresizim, yalnızım, kolum kanadım kırık Beni bağışla Aşkım, beni hoşgör, Seni seviyorum
Seni seviyorum, yüreğim mutluluk selinde Kapıp koyveriyor kendini gurbetlere varıyor Gülme bu korkulu gidişime, Gülme bağışla Aşkım Beni bağışla, beni hoşgör, Seni seviyorum.
Rabindranath Tagore
************************************************
BEN SENİN EN ÇOK
Ben senin en çok sesini sevdim Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi Önce aşka çağıran,sonra dinlendiren Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak Nice güzellikler gördüm yeryüzünde En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak
Ben senin en çok gözlerini sevdim Kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil
Ben senin en çok gülüşünü sevdim Sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran Unutturur bana birden acıları, güçlükleri Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman
Ben senin en çok davranışlarını sevdim Güçsüze merhametini, zalime direnişini Haksızlıklar, zorbalıklar karşısında Vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini
Ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim Tüm çocuklara kanat geren anneliğini Nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada Sensin, her şeyin üstünde tutan sevdiğini
Ben senin en çok bana yansımanı sevdim Bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni…
Ümit Yaşar Oğuzcan
|