Ünlü şarkıcı Amy Winehouse Londra'daki evinde ölü bUlundu.
Ünlü İngiliz kadın vokal Amy Winehouse Londra'daki evinde ölü bulundu. İngiliz polisi Winehouse'un öldüğünü doğruladı.
Londra
Ambulans Hizmeti’nin TSİ 17.54’te Winehouse’un evine iki ambulans
gönderdiği, ancak ambulanslar vardığında şarkıcının ölmüş olduğu ifade
edildi.
Polis sözcüsü açıklamasında "Londra'nın kuzeyindeki
Camden'da bulunan evine ulaşıldığında Winehouse çoktan hayatını
kaybetmişti. Şu aşamada ölümü 'açıklanamaz' olarak nitelendiriliyor" dedi.
Sözcü, genc şarkicinin ölüm nedeninin araştırıldığını da sözlerine ekledi.
AVRUPA TURNESİNİ İPTAL ETMİŞTİ
Winehouse, geçtiğimiz ay düzenlediği Avrupa turunun Belgrad ayağında, sahnede çok sarhoş olduğu için konserini yarıda kesmisti. Bir
buçuk saat süren konser boyunca Winehouse şarkılarını ancak
mırıldanarak söyleyebilmiş, birçok defa sahneyi terk etmiş ve grup
üyeleri ünlü şarkıcının boşluğunu doldurmak zorunda kalmıştı.
Winehouse, bu gelişmenin ardından İstanbul konseri de dahil olmak üzere Avrupa turnesini iptal etmişti.
Genç
şarkıcının uzun zamandan beri içki ve uyuşturucu sorunu olduğu
bilindiği gibi, bu alışkanlığı son yıllarda müzik kariyerini olumsuz
etkilemeye başlamıştı.
5 GRAMMY ÖDÜLÜ ALDI
Amy
Winehouse, kendisiyle aynı müzik sevgisini paylaşan bir annenin ve
taksi şoförü bir babanın kızı olarak, Londra’nın kuzey bölgesindeki
Southgate’te dünyaya geldi.
Southgate’in banliyö bölgesinde
büyüyen Winehouse, çoğu caz müzisyeni olan akrabalarının da etkisiyle
çok küçük yaşta müzikle ilgilenmeye ve kendi bestelerini yapmaya
başladı. Winehouse, 2003 yılında ilk albümü “Frank”’i piyasaya sürdü.
Genel olarak caz etkileşimlerinin yer aldığı bu albümdeki bestelerin
tamamının yapımında Winehouse’da etkin rol üstlendi. Winehouse, iyi
eleştiriler alan bu albümle müzik çevrelerince adından söz ettirmeye
başlamış oldu. Bu albümle Brit Awards’ta İngiltere’nin en iyi kadın
solisti ödülüne aday oldu. Aynı yıl Ivor Novello beste yarışmasında, en
iyi modern beste ödülünü kazandı.
Bundan tam 3 sene sonra Amy
Winehouse dünya çapında büyük beğeni kazanan ve platin albüm mertebesine
çıkan ikinci albümü “Back to Black” ile müzik dünyasını bir daha
değişmemek üzere sarstığında ise henüz 23 yaşındaydı. Albümün hit
parçası “Rehab” uluslararası listelerde en üst sıralardaydı. Aynı yıl
MTV Müzik Ödülleri’nde gerçekleştirdiği performans sonrası bu şarkı,
Time dergisi tarafından 2007 yılında, yılın en iyi on şarkısından biri
olarak gösterildi. Bu albümde ayrıca “You Know I’m No Good” ve “Back to
Black” gibi herkesin dilinden düşürmediği parçalar da yer alıyordu.
Albümlerinin Amerika’da yayınlanmasının ardından, uluslararası ünü daha
da artan Winehouse gelmiş geçmiş en iyi çıkış yapan yabancı kadın vokal
olarak nitelendirildi. Londra’nın kuzeyinden çıkan bu olağanüstü sesin
caz ve soul etkileri taşıyan parçalarındaki Aretha Franklin’i aratmayan
muhteşem yorumu ve acı-tatlı müziği, Amy’nin günümüzün en farklı besteci
ve yorumcularından biri olduğunu kanıtlıyor. ‘En İyi Yeni Sanatçı’, ‘En
İyi Şarkı’ ve ‘En İyi Albüm’ de dâhil olmak üzere 5 dalda Grammy sahibi
Amy Winehouse kabarık saçları, vintage giyimi ve dövmeleriyle modern
bir pin-up kızı görünümü ve kendine has tarzıyla birçok yeni sanatçının
takip ettiği eşsiz bir ikon oldu.